Fahri CÜREBAL-Yılaz Mızrak İlköğretim Okulu Müdürü
Maltepe/İSTANBUL
İlköğretim 6-14 yaşlarını ve 8 yıl süren zorunlu öğrenim çağını
kapsamaktadır.Amacı öğrenciyi ulusal değer ve çıkarlarının bilincinde
olan, ancak evrensel değerlere açık bir vatandaş olarak yetiştirmek ve bir
üst öğrenime hazırlamaktır. Yani öğrenciyi yaşama ve üst öğrenim
kurumlarına bağlayan öğrenim hayatının temelidir.Öğrenci, okul ve öğrenim
yaşantılarıyla ilgili ilk duygu ve deneyimleri ile akademik benlik
tasarımını bu dönemde yaşamakta ve geliştirmektedir.Kendini gerçekleştirme
ve olabileceğinin en iyisi olabilme nihaî hedefinin başlangıcı, ilköğretim
sürecidir.İşte belirtilen nedenlerle ilköğretim özellikle de ilköğretimin
ilk yılları insan hayatında çok kritik bir dönemdir.Disiplin ise eğitim
sisteminin vazgeçilmez bir yapılaşmasıdır.
Disiplinden yoksun olan eğitim ve öğretimde, başarılı olmak mümkün
değildir.Başarılı kurgulanmış ve kurumlaşmış disiplin sistemi, öğrenci
başarısının temel desteğidir.Zayıflatılmış ya da katılaştırılmış bir
disiplin sistemi ise öğrenim başarısını düşürmektedir.Okullarımızda dün
olduğu gibi günümüzde de disiplin sorunlarının yaşandığı da bir
gerçektir.Çağımızda çocuk haklarına duyarlılık ve müşteri memnuniyetinin
temel değer hâline gelmesi, okullarımızda yaşanan disiplin sorunlarının
çözümünü daha karmaşık ve hassas hâle getirmiştir.Zaman zaman eğitimciler,
genelde de anne babalar, öğrencilere özgürlüklerinin sınırını çizmekte ve
kuralların da kabul ettirilmesinde zorlayıcı olmaktadırlar.İç disiplinini
kurabilen çocuk eğitimi ise hiç kolay olmayıp bilinçli bir eğitim
istemektedir.Disiplin sorunlarının çözümünde başvurulan, önde gelen iki
yöntem“söndürme” ve “bastırma”dır. Kullanılan araçlar ise ödül ve
cezadır.Bu iki araçtan cezanın disiplin sağlamada kullanılmaması genel
kabul görmektedir.Çünkü ceza, sorunu çözmez, geçici olarak bastırır.Baskı
kalkınca sorun pekiştirilmiş olarak tekrar edecektir.Ancak alışkanlıklar
ve kısa sürede etkisini gösterdiğinden ceza uygulamasından kolayca
vazgeçilmemektedir.Diğer yandan disiplin sorunlarının çözümünde cezadan
vazgeçildiği takdirde ders başarısının düşeceğinden kaygılanan çok sayıda
yönetici, öğretmen ve anne ve babanın olduğu da bir gerçektir.
Oyun sonrası okul dönemi ve insan hayatının en karmaşık dönemi olan
ergenlik dönemine denk gelen ilköğretim sürecinde, öğrencinin okul
ortamında girdiği disiplin iklimi okul yaşantısı ve başarısını derinden
etkilemektedir.İşte bu nedenlerle Millî EğitimBakanlığımız
İlköğretimKurumları Yönetmeliklerinde disiplin cezasına yer vermemiştir.
Onun yerini okul-aile iş birliği ve rehberlik servisleri almıştır.
Dengeli ve etkili bir disiplin sistemi, öğrenciye çalışma alışkanlığı
kazandırmalı, öğrenme merakını köreltmemeli, sorumluluk duygusunu
geliştirmeli, yaratıcı potansiyelinin ortaya çıkmasını engellememelidir.
Diğer yandan aile ortamına, çevreye, öğrencinin kişisel özelliklerine,
okula ve öğretmen tutumlarına bağlı olarak disiplin sorununun özellikle
kentlere doğru artış gösterdiği de gerçektir.Bu durumda doğru ve etkili
bir disiplinin sağlanması, çocuğu kaybetmeden disiplin sorunlarını çözmek
okullarımız ve anne babaların ortak sorunudur.Bu noktada “Öğrencilere
öğretmen ve anne babalar nasıl yaklaşarak onların sorunlarının çözümüne ve
okul yaşantılarındaki başarılarının yükselmesine destek olabilirler?”
sorusu karşımıza çıkmaktadır.
Sorumlu, yapıcı, dengeli ve asla öğrencinin cesaretini
kırmayan(başarı=cesarettir) disiplin anlayışının uygulanması istendiği
hâlde, alışılagelmiş davranışlara bağlı olarak disiplin kurmada ve
sorunlarının çözümünde yapılan bir dizi yanlışlar ve yanılgılar vardır.
Disiplinin anlamına geçmeden önce bu yanılgıların çarpıcı olanlarını
bilmekte yarar vardır. Bunlar;
-Pek çok anne baba ve öğretmen, disiplin sorununu yalnız engelleyici
kontrol edilemeyen taşkın ve zarar veren davranışlardan ibaret
sanmaktadır.Oysa aşırı edilgen, utangaç, kontrollü ve iş birliğine kapalı
davranışlar da disiplin sorunudur.
-Disiplin sorunu kabul edilen davranış yalnızca öğrencilerle ilgili bir
sorun olmayıp anne baba, öğretmen gibi yetişkinlerin de sıkça yaptığı bir
sorundur.
-Disiplinsiz davranışlar bir başkasını incitmek ya da zarar vermek için
tasarlanmaz.Başarısızlık, incinme, karşılanmamış ihtiyaçlar ve reddedilme
deneyimlerinin tekrarını önlemeye yönelik samimî girişimlerdir.
-Disiplin sağlamada hoşgörü rahatsız olunan ya da onaylanmayan davranışa
kayıtsız ve ilgisiz kalmak değil, ona tahammül gösterebilmektir.
Bütün bu yanılgılardan ve yanlışlardan anlaşılacağı üzere doğru, dengeli
ve etkili bir disiplin kurmak ve uygulayıcısı olmak için disiplinin ne
anlama geldiğini iyi bilmek gerekir.
Disiplin iş birliğine kapalı, saldırgan ya da engelleyici tepkilere maruz
bırakılmış insanların haklarını korumak, öğretici düzenli davranış ve
yetkinlik kazandırıcı yetiştirmedir.Tanımdan anlaşılacağı üzere disiplin
yalnızca uyulacak kurallar ve yaptırımlar listesi olmayıp başkalarının
haklarını koruma, kuralları tanıma ve uyma, rehberlik desteğini
içermektedir.
Öğrencilerde dikkati çeken ve aynı zamanda gözden kaçan bazı disiplin
sorunları şunlardır:İnsanlara ve çevreye zarar verme, kaba konuşma, taşkın
davranışlar ve engelleme, dinlememe, başarısızlıklarında başkalarını
suçlama, okula karşı kayıtsızlık ve okuldan kaçma, aşırı utangaçlık ve
edilgenlik, tırnak yeme, kibir, gösteriş, cinsel konulara aşırı ilgi, oyun
oynamamak, sürekli yalnız kalma isteği, mükemmeliyetçilik gibi. Bu
sorunlara dikkat edildiğinde karşılanmamış ihtiyaçlar, kendini güvende
hissetmeme, sevgi eksikliği ve koşullu sevgiyle büyüme, değer duygusu
yetersizliği, ilgi ve merak duygusunun köreltilmesi ve başarıyı tatmama
gibi nedenleri tespit etmek mümkündür.
Anne-babaların disiplin sorunlarının bazıları şunlardır:çocuklara
bağırmak, emretmek, hükmetmek, aşağılamak, şiddet uygulama, aşırı himaye
etme, koşullu sevgi verme, kardeşleri paylaşma ve mukayese etme, teşekkür
etmeme, özür dilememe, küsme ve geri çekilme, şımartma, çocukların
kendilerini kontrol etmelerine izin verme, çocuklara özel zaman ayırmama,
çatışmadan kaçınma, gereğinden azını verme, fazlasını isteme, çocuğa ve
okuluna kayıtsızlık, zayıf evlilik ilişkisi. Anne-babaların disiplin
sorunlarının temelinde ise yetişme koşulları, terbiye ediliş mazileri,
sosyal çevre ve ana babalık eğitimlerinin yetersiz oluşları yatmaktadır.
Okulun disiplin sorunlarının bazıları şunlardır:kalabalık sınıflar,
personel eksikliği, ilgi çekici olmayan programlar ve öğretme ortamları,
öğrencilerin ilgi ve isteklerini dikkate almama, eğitsel faaliyetleri
işler hâle getirmeme, zayıf yöneticilik, tutarsız kararlar, zayıf
iletişim, anne-babanın yetersiz ve tutarsız katılımı, çalışanların
yetersiz bağlılığı, motivasyon düşüklüğü, rehberlik servislerinin işlevsel
olmaması, öğretmenlerin hazırlıksız ve plânsız derse girmeleri, sınıfının
eğitim önderi olamaması, öğrencilere bağırmak, aşağılamak, hakaret ve
fiziksel zedeleme, tutarsız tepkiler ve huysuz davranışlar, öğrencileri
sevmemek, ayrımcılık yapmak, gözde öğrenciler yaratmak, teşekkür etmemek,
aşırı kaygı, edilgenlik, hayır diyememe, kabul edilmez davranışlara karşı
çıkmama, derse geç girmek, değişimden nefret etmek, öğrenciyi
ödüllendirmeme, kapasitenin çok üstünde başarı beklemek, geç öğrenenlere
sabırsızlık, davranışı değil kişiliği odak noktası olarak alma. Bunlardan
geç öğrenenlere sabırsız davranmaya önemle dikkat çekmekte yarar vardır..
Çünkü geç öğrenen öğrencilere sabırsız davranıldığında, öğrenme hızlarına
uygun program sunulmadığında, sınıf seviyesindeki öğrenmeleri
gerçekleştiremez. Başarısızlık duygusu ve korkusu ile öz güveni
gelişmez.Kendini kabul ettirmek için istenmedik davranışlarla kendini
kabul ettirmeye ve statü arayışına girer.Ya da içine kapanık öğrenme
etkinliklerine kayıtsız kalan öğrenci olmayı tercih eder. İlköğretim
sonrası da kolayca sistem dışına itilecektir.Bu nedenle eğitimin
bireyselleştirilmesi, öğrencinin öğrenme hızına ayarlanması, sınıf içi
disiplinin sağlanması öğrencinin ileriki yaşantıları için hayatî önem arz
etmektedir.
Diğer yandan bunların dışında sınıf içi kritik durumlar yaratan öğrenci
disiplin sorunlarına karşılık öğretmenlerine ve okul yönetimlerine şunları
önerebiliriz.
-İstenmedik öğrenci davranışı karşısında, öğrencinin kişiliği değil
davranışı odak noktası alınmalıdır.Öğretmen bu davranış karşısında kendi
hissettiği olumsuz duyguları ifade etmelidir. Böylece öğrenci kendini
savunma durumunda kalmadan olumsuz davranışını kontrol etme yoluna
gidecektir. Yani iletişimde “ben dili” kullanılmalıdır.
-Sınıf öğretmenlerince öğretim yılı başında uyulacak kurallar,
öğrencilerle birlikte belirlenmeli ve yazılı olarak sınıfa asılmalıdır.Bu
kurallara öğrencilerin ve öğretmenlerin uymaları sağlanmalıdır.Sınıf onur
kurulları kurularak ortaya çıkan disiplin sorunları bu kurullarca
çözülmelidir.Kurul görevlisi öğrenciler, aylık olarak değişmelidir.
-Okullarda ve evlerde “yaptırım odaları” kurulmalıdır.Bu odalar
cezalandırma ve utandırma odaları olmayıp istenmedik davranışların
üzerinde düşünüldüğü, saldıran ve saldırıya uğrayan kişilerin haklarının
korunduğu, tarafların sorunun çözümüne katkıda bulunduğu odalar olmalıdır.
-Disiplin sorunu olan istenmedik bazı davranışlar bıktırıncaya kadar
yaptırılmalıdır.
-Sevdiği ve hoşlandığı çalışmalardan, etkinliklerden mahrum
bırakılmalıdır.
-İstenmedik davranıştan daha çok, istendik davranışlara iletiler
gönderilmelidir.
-Çok kritik durumlarda öğrenci sınıf dışına alınarak yaptırım odasına
gönderilmelidir.
-İstenmedik disiplin sorunu olan davranışlar, mutlaka öğretmence
düzeltilmelidir.Ancak bu düzeltmeler uygun ortamlarda yapılmalıdır.Eğer bu
ortamda bir çatışma ve yüzleşme gerekiyorsa öğretmen bundan
kaçınmamalıdır.Fakat sonuçta iki tarafın da kazandığı ortak bir çözüme
varılmalıdır.
-Eğer davranış dönemsel bir (ailede olağanüstü bir durum, ergenlik
çalkantısı gibi) disiplin sorunu ise dönemin geçmesi beklenmelidir.
Disiplin sorunlarının çözümünde, eleştirme, şikâyet etme ve yargılama
kolaydır.Ancak olumlu destek, tarafların iş birliği, içten denetimi
teşvik, hoşgörülü, anlayışlı ve affedici olma olgunluk ister.Kendini
çocuğun yerine koyarak onun duygu ve düşüncelerini anlamanın ve paylaşma (empati)nın
çoğunlukla sorunun büyük bir bölümünü çözdüğü unutulmamalıdır.Diğer yandan
çok gevşek ya da çok katı anne baba ve öğretmen tutumları, öğrenciye
ilgisiz ve kayıtsız kalma, onu dinlememe, en büyük disiplin kurma
yanlışlarıdır. Sevgi, saygı, sabır gösterilmeyen, ihtiyaçları
karşılanmayan, hakları korunmayan, dinlenilmeyen çocuklar kendilerini
dinleyecek ve onaylayacak, ihtiyaçlarını karşılayacak ortam ve grupları
bulurlar.Ancak bu ortam ve grupların tehlikeli, kendileri ve toplum düzeni
için tehdit oluşturabileceği unutulmamalıdır.
Gelecek binyılın dünya düzeninde insan ve birey hakları her şeyin üstünde
ve merkezinde olacaktır.Dünyada çocuklarına ve gençlerine ulusal bayramlar
armağan eden tek lider Başöğretmen Mustafa KemalAtatürk’tür.Bu karar bir
tesadüfün eseri değildir.Çünkü bugünün çocukları ve gençleri, yarının anne
babaları olacaktır.Onun hedef gösterdiği çağdaş dünyanın olgunlaşmış
bireylerini yetiştirmek, anne baba ve okullarımızın ortak
sorumluluğudur.Disiplin kurmada bilgi ve sevgi gücüne dayalı demokratik
tutumun, evrensel geçerliliği unutulmamalıdır.