Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, 2005 yılı sonuna kadar internetsiz
okul kalmayacağını belirterek, çok geniş bir sanal kütüphanenin de
gençliğin hizmetinde olacağını söyledi.
Bir dizi açılış ve incelemelerde bulunmak üzere Van'a gelen Milli Eğitim
Bakanı Hüseyin Çelik, beraberindeki Türkiye Bilişim Derneği Başkanı
Turan Menteş'le birlikte Kültür Müdürlüğü tiyatro salonunda 12. İnternet
Haftası açılış programına katıldı. Saygı duruşu ve istiklal Marşı'nın
okunmasının ardından kürsüye gelen Bakan Çelik, 19. asırda özellikle
ulaşım araçlarının yaygınlaşması ile birlikte dünyadaki mesafelerin
kısaldığını belirtti. Türkiye'nin 1. ve 2. sanayi devrimini ıskalaması
sebebiyle Avrupa'nın ulaştığı kalkınmış ülkelerin sanayileşme seviyesine
ulaşamadığını kaydeden Çelik, bilgisayar çağı denilen 20. yüzyılda da
gerekli adımların atılmadığını söyledi.
'Bilgi Çağı' olan 21. yüzyılın ıskalanması halinde, bundan sonra kat
edilmesi gereken mesafelerin çok daha zor olacağını söyleyen Çelik,
"Bunun için büyük bir hamle içinde olmak zorundayız" dedi.
Türkiye'de internetin gelişmiş ülkelerle mukayese edildiği zaman çok
küçük bir insan dilimini kapsadığını kaydeden Bakan Çelik, bilgi
toplumuna ulaşmak amacıyla, hükümetin e-devlet projesini hayata geçirmek
için çalışma başlattığını söyledi. Çelik, "Amerika'yı yeniden keşfetmeye
gerek yok. Bunun gereği ne ise onu yapacağız. Başbakan Abdüllatif
Şener'in başkanlığında şimdi Türkiye'de bir e-devlet dönüşüm projesi
yürütülmektedir. E-devleti gerçekleştirmek zorundayız. Ve dedik ki, bu
interneti Hakkari'nin Şemdinli'sine, Edirne'nin İpsala'sına, Artvin'in
Şavşatı'na, Sinop'un Boyat'ına, Mersin'in Taşucu'na taşımak zorundayız.
Bütün okullarımıza geniş bant, internet bağlantısı yapmak üzere bir
karar aldık. Bunun içinde Ulaştırma Bakanlığı ve Telekom'la protokol
imzaladık" dedi.
Gösterilen hedefte 2005 yılına kadar İnternetsiz okul kalmayacağının
altını çizen Bakan Çelik, İstanbul'da internetsiz okul sayısının ise
parmak sayısı kadar az olduğunu belirtti. Van merkezinde de bu oranın
yüzde 100'e ulaştığını kaydeden Çelik, ilçeler bazında ise yüzde
70-80'lere ulaştığını bildirdi.
Network ağının bağlanmasından sonra sanal kütüphanenin de gençliğin
hizmetine sunulacağını ifade eden Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik,
"Okullarımızda şu anda 256 bin bilgisayar var. Biz göreve başladığımız
da 150 öğrenciye 1 bilgisayar düşerken, şuanda 60 öğrenciye bir
bilgisayar düşmektedir. Hedefimiz çok çok daha ileriye götürmektir"
dedi. İnternetin zararlı olan kısmı ile ilgili veli ve kamuoyuna
uyarılarda da bulunan Bakan Çelik, konuşmasına daha sonra şöyle devam
etti:
"Birçok enstrüman, hayırlı işte kullanıldığı zaman insanlığa büyük bir
saadet getirir. Ama kötü amaçla kullanıldığı zaman o da felaket getirir.
İnternet bu şekilde algılanabilir. Milli Eğitim Bakanlığı olarak
okullara internet bağladığımız zaman tarayıcı koyduk. Niçin? Çünkü
internette birçok zararlı site özellikle gelişme çağındaki gençleri
olumsuz etkileyecek birçok yazılı ve görüntülü malzeme var. Bunları
çocuklarımızdan sakınmamız gerekir. Anne ve babalara da çağrıda bulunmak
istiyorum. Bu nimetten çocuklarımızı yararlandıralım. Evlerimize
internet bağlantısı yapalım. Ama mutlaka bu tarayıcıları ihmal
etmeyelim. Bal arısı zehirlidir diye insanları baldan mahrum edemeyiz,
çünkü bal arısı bal yapar. Ona yaklaşmasını bilirseniz, balından
yararlanırsınız. Ama muhatap olmasını, yaklaşmasını bilmezseniz 5-10 arı
soktuğu zaman insanı öldürebilir. Bu vasıtaların yan etkilerini hesaba
katmak zorundayız. Tıpkı ilaç gibi. Yok etmek asgariye indirmek bizim
elimizdedir. Bu konuda hepimize büyük bir görev düşüyor."
Türkiye Bilişim Derneği Başkanı Turan Menteş de yaptığı konuşmada,
Türkiye'deki internet kullanımının yüzde 13'lerde olduğunu ve bunun da
dünya ülkeleriyle kıyaslandığında çok düşük sevilerde olduğunu belirtti.
"İnternet kullanımının hızlandırmamız gerekir" diyen Menteş, "Kamu
kurumlardaki internet kullanımını artırmamız gerekiyor. Bilgi
teknolojilerini yerinde ve zamanında kullanmazsak sayısal uçurum olacak
ve gelişmiş bilgi toplumu ülkelerden geri kalacağız. Aramızda sayısal
uçurum olacak ve biz bunu kullanmadığımız takdirde bu gittikçe
derinleşecek. Sanayi toplumunda geri kaldık. İnşallah bilgi toplumunda
geri kalmayız. Bilgi teknolojilerini zamanında yakalayabilirsek, sayısal
uçurumdan kurtulmuş olabiliriz diye düşünüyorum" şeklinde konuştu.
Yapılan konuşmaların ardından, Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Resim-İş
Bölümü son sınıf öğrencilerinden Murat Özaraz, yapmış olduğu yağlı boya
tablosunu Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'e hediye etti. Tabloyu alan
Bakan Çelik, öğrencinin kaçıncı sınıfta olduğunu sordu. Öğrencinin son
sınıfta olduğunu öğrenen Çelik, "Bu rüşvet olmasın" diye espri yaptı.
Bakan Çelik'e tabloyu hediye eden Özararaz, arkadaşlarıyla birlikte
hatıra fotoğrafı çektirdi.
Çelik, ardından Van Belediyesi'nin başlattığı 'Yeşil Kuşak' projesine
katılmak üzere Kültür Müdürlüğü tiyatro salonundan ayrıldı.