Masalımızın baş rollerini beş kahraman paylaşıyor.
Kahramanlarımız, üzerinde “okul” yazan binaya devam etmek, onunla
ilgilenmek, onda sorumluluk almak ve onu yönetmek gibi farklı rollere
sahipler. Kahramanlarımız, yaşadıkları ile ilgili, görünüşteki
davranışlarından farklı olarak, içlerinden gelen arzu ve düşünceleri kendi
günlüklerine şöyle not etmişler:
Öğrenci: Okula gidiyorum. Ailem, öğretmenlerim ve diğer yöneticiler benim
severek ve isteyerek buraya geldiğimi sanıyorlar. Oysa, öğrenciliğimin ilk
yıllarında duyduğum heyecanın yerinde yeller esiyor. Üstelik, önceleri çok
sevdiğim bu binadan şimdi kaçmak için fırsatlar arıyorum. Devam etsem ne
değişecek? Üniversiteye girme şansım çok az. Sınavda bir milyon üzerinde
öğrenci yarışıyor. Dershaneler, özel okullar ve bir de seçkinci okullar
işin tuzu biberi. Üniversite kazanmak aslanın ağzında. Ne yapayım? Bu
durumda sadece okula devem etmek zorundayım işte!
Öğretmen: Okulun ilk yıllarında öğrencilerim arkamdan sel gibi gelirken,
büyüdükçe “bu da ne konuşuyor” diye yüzüme bakıyorlar. Mesleğimi severek
ve zevkle yaptığımı sanıyorlar. Bu mesleği de severek seçmedim ki.
Üniversite giriş sınavında öğretmenlik bölümünü tutturdum. Ne yapayım,
mecburen öğretmenlik yapıyorum. Haydi yapıyorum, daha iyisi olmak için
gayret göstersem, bir sürü engelle karşılaşıyorum. Boş versem, vicdanım el
vermiyor. Dirensem ceza alacağım. Ceza alıp ekmeğimi riske atmaktansa, boş
vermek daha iyi.
Aile: Önceleri “iyi ki okul var. Çocukları meşgul edecek bir yer lazım”
diye düşünürken, onlar büyüdükçe omuzlarımız biraz daha çöküyor. Okul ve
dershane derken, diğer masraflarıyla, ev geçindirmekten daha zor. Zaten
üniversite kazanma şansı da çok az. Bir sanata versem, yaşı geçti. Ne
yapacağım ben şimdi?
Okul Yöneticisi: Okulumu tüm sıkıntılarına rağmen yönetebileceğimi
düşünürken, bir yıl içinde adeta çöktüm. Sıkıntım, okulumda eğitim ve
öğretimin kalitesini geliştirmeye yönelik bir şeyler yapamamak…
Yazışmalardan, kırtasiyecilikten, imkânsızlıklardan, velilere dil
dökmekten, devletle veli arasında kalmaktan usandım. Ne geriye dönüp
öğretmen olmak ve ne de ileriye gidip makamımı yükseltmek istiyorum.
Bakanlık: Şu okullar olmasaydı eğitimi ne de güzel idare ederdim.
Tabii, bu sadece bir masal. Gerçekle asla ilgisi yok!